English
Kitap okuyarak İngilizce öğrenmek: orta seviyeden akıcılığa
Kitap okuyarak orta seviyeden akıcı İngilizceye nasıl geçilir: Türkçe konuşanların tipik hataları, A2'den C1'e seviye örnekleri ve dinleyerek okuma planı.
Okulda yıllarca İngilizce gördünüz, belki hazırlıkta bir yıl daha. Dizileri altyazıyla takip edebiliyorsunuz. Ama İngilizce bir roman açtığınızda üç sayfa sonra yoruluyor, kitabı kapatıyorsunuz. Bu, pek çok Türk öğrencinin tanıdığı o meşhur orta seviye duvarı.
Bu duvarı aşmanın en sağlam yolu yeni bir dilbilgisi kitabı değil. Kendi seviyenizde, sonunu merak ettiğiniz hikâyeleri bol bol okumak.
Okumak sizi neden orta seviyeden akıcılığa taşır
Orta seviyede eksik olan artık dilbilgisi değildir. Eksik olan, gerçek İngilizceyle geçirilmiş saatlerdir: Aynı kelimelerin farklı bağlamlarda tekrar tekrar karşınıza çıktığı binlerce cümle. Ancak o zaman kelimeleri kafanızda çevirmeyi bırakırsınız.
Araştırmalar uzun zamandır bu yönü gösteriyor. Stephen Krashen (1982, Principles and Practice in Second Language Acquisition), dilin kuralları ezberleyerek değil, mesajları anlayarak edinildiğini savunur. Hu ve Nation (2000, “Unknown vocabulary density and reading comprehension”), kurmaca bir metni yardımsız iyi anlamak için kelimelerinin yaklaşık yüzde 98’ini bilmek gerektiğini bulmuştur: Elli kelimede yalnızca bir bilinmeyen. Paul Nation (2006, “How large a vocabulary is needed for reading and listening?”) ise özgün metinleri rahatça okumak için 8.000 ila 9.000 sözcük ailesi gerektiğini hesaplar.
Bu kelime hazinesini hiçbir kurs size veremez. Yaygın okuma verebilir. Day ve Bamford (1998, Extensive Reading in the Second Language Classroom) bunu sade bir şekilde tarif eder: Çok okumak, size kolay gelen metinleri, zevkle seçerek.
Türkçe konuşanları İngilizcede zorlayan noktalar
O mu, he mi, she mi? Türkçede “o” herkes için yeter. İngilizcede ise he, she ve it ayrıdır. Konuşurken he ile she’yi karıştırmak Türk öğrencilerin en bilinen hatalarından biridir. Romanlarda bu zamirleri binlerce kez görmek, ayrımı refleks hâline getirir.
Artikeller. Türkçede the karşılığı yoktur. I saw a cat. The cat was black. İlk kez söz edilen şey a alır, bilinen şey the. Kuralı bilmek kolaydır; doğru kullanmak bol okumayla gelir.
Cümle dizilişi. Türkçede fiil sonda gelir: “Dün kütüphanede kitap okudum.” İngilizcede özne ve fiil başa geçer, zaman ve yer çoğu zaman sona kalır: I read a book in the library yesterday. “Dün aldığım kitap” da tersine döner: the book I bought yesterday. Cümleyi sondan başa çevirerek okuma alışkanlığı, uzun cümlelerde sizi yavaşlatır.
-iyor her zaman -ing değildir. “Her gün okula gidiyorum” İngilizcede I go to school every day olur, I am going değil. “Üç yıldır burada yaşıyorum” ise I have lived here for three years olur.
Yanıltıcı kelimeler. Sympathetic “sempatik” değil, “anlayışlı, duygudaş” demektir; sempatik birine likable ya da nice denir. Actually “aktüel” değil, “aslında” demektir. İngilizcede pasta makarnadır, pasta ise cake. Jest de “jest” değil, “şaka”dır.
Phrasal verb’ler. Give up (vazgeçmek), put off (ertelemek), run into (tesadüfen karşılaşmak), look forward to (dört gözle beklemek). Romanlar bunlarla doludur ve en iyi orada öğrenilirler: Bir listede değil, bir cümlenin içinde.
Telaffuz. Think kolayca tink’e, this de dis’e dönüşür. Türkçede w sesi yoktur, bu yüzden very well “veri vel” olur. Türkçe, kelime başında yan yana iki ünsüzü sevmez; school “ıskul”, station “istasyon” gibi çıkar. Üstelik Türkçe yazıldığı gibi okunur, İngilizce okunmaz: though, through, tough ve thought birbirine benzer ama hepsi farklı okunur. Bu yüzden dinleyerek okumak çok işe yarar.
Her seviyede İngilizce okumak neye benzer
Aşağıda Jack London’ın Vahşetin Çağrısı romanının girişini, Avrupa Ortak Dil Çerçevesi’nin (CEFR) dört seviyesinde görüyorsunuz. Seviyelerin ayrıntılı açıklaması /levels sayfasında.
A2 (temel). Kısa cümleler, geniş zaman veya basit geçmiş zaman, gündelik kelimeler.
Buck is a big, strong dog. He lives in a nice house in California. He is happy there. But one day, everything changes.
Her şey açık. Everything changes cümlesinde fiil tekil: everything İngilizcede tekil sayılır.
B1 (orta). Daha uzun cümleler, ilk sıfat cümlecikleri, şimdiki zamanın hikâyesi.
Buck was a big dog who lived happily in a large house in California. He didn’t know that men were looking for strong dogs like him to work in the cold North.
Who lived bir sıfat cümleciğidir: Türkçedeki “yaşayan” gibi, ama isimden sonra gelir.
B2 (orta üstü). Daha ince anlamlar, yazı diline özgü yapılar.
Buck never read the newspapers, so he had no idea that trouble was coming, not only for him but for every strong dog with long, warm hair on the Pacific coast.
Had no idea “hiç haberi yoktu” demektir. Not only… but… ise “sadece… değil, aynı zamanda…” kalıbıdır.
C1 (ileri). Jack London’ın özgün metnine çok yakın.
Buck did not read the newspapers, or he would have known that trouble was brewing, not alone for himself, but for every tide-water dog, strong of muscle and with warm, long hair, from Puget Sound to San Diego.
Or he would have known “yoksa bilirdi” anlamındadır. Trouble was brewing ise “bela kapıdaydı” gibi bir deyimdir: brew aslında demlemek, mayalamak demektir. Sözlükteki ilk anlamla çözülemeyen bu tür ifadeler, C1’in asıl zorluğudur.
Günlük plan: Okumak ve dinlemek bir arada
Günde otuz ila kırk dakika yeter, yeter ki düzenli olsun.
- Önce dinleyin (10 dakika). Bölümün seslendirmesini açın, metni gözünüzle takip edin. Hiçbir yerde durmadan dilin ritmini ve gerçek telaffuzunu yakalayın.
- Kendi hızınızda okuyun (15-20 dakika). Bölüme baştan dönün ve okuyun. Bir kelimeye yalnızca cümleyi anlamanızı engelliyorsa dokunun. Ana fikri anladıysanız devam edin.
- Kulakla tekrar edin (5-10 dakika). Metroda, vapurda ya da yürürken, az önce okuduğunuz bölümü bu kez metinsiz dinleyin. Ne kadar çok şey anladığınıza şaşıracaksınız.
- Üç ifade not edin. Yirmi değil, üç. Bir phrasal verb, bir kelime öbeği, sevdiğiniz bir cümle.
Dinleyerek okumak bir hile değil. Stuart Webb ve Anna Chang (2015, “Second language vocabulary learning through extensive reading with audio support”), seviyeli kitapları ses kaydıyla birlikte okuyan İngilizce öğrencilerini incelemiş; öğrencilerin okurken kelime öğrendiğini, özellikle sık geçen kelimeleri daha iyi öğrendiğini görmüştür.
Bir üst seviyeye ne zaman geçmeli? Bölümleri neredeyse hiç kelimeye dokunmadan bitirdiğinizde ve okumak rahatladığında. İşaret sıkılmak değil, rahatlamaktır.
Hangi klasiklerle başlamalı
Sizi bir sonraki sayfaya çeken, güçlü hikâyeler seçin.
- Vahşetin Çağrısı: Kısa, sürükleyici ve sade bir roman. B1 için ideal.
- Define Adası: Korsanlar, bir harita ve tek bacaklı bir aşçı. Dolaysız bir anlatım.
- Sherlock Holmes’un Maceraları: On iki kısa vaka; her biri bir akşamda biter.
- Seksen Günde Devrialem: Jules Verne’in bu romanını çocukken okuduysanız, hikâyeyi bilmek dikkatinizi tamamen dile vermenizi sağlar.
- Zaman Makinesi: H. G. Wells’in kısa bilimkurgu klasiği, B2’ye geçerken iyi bir adım.
- Suç ve Ceza: Türk okurların çok sevdiği Dostoyevski’yi bu kez İngilizce okumak, B2 ve C1 için güzel bir hedef.
Yaklaşık yüz klasikten oluşan kataloğun tamamı /books sayfasında.
Seviyeli hikâye kitapları yıllardır İngilizce öğrenenlerin en iyi dostlarından biri ve hâlâ çok iyi bir seçenek. Lexo aynı fikri büyük romanlara taşıyor; üstelik sesli ve her kelimesi açıklamalı.
Lexo size nasıl yardımcı olur
Lexo, öğrendiğiniz dilde büyük romanları okumanız için hazırlanmış bir iPhone ve iPad uygulamasıdır. Romanlar A2’den C2’ye, sizin seviyenize göre yeniden yazılır. Her kitabın beş seviyesi vardır: C1’de metin özgün esere çok yakındır, C2’de ise romanın tamamıdır. Seviyeyi her kitap için ayrı seçersiniz.
- Türkçe açıklamalar. Herhangi bir kelimeye dokunun; sözlükteki uzun anlam listesini değil, kelimenin tam o cümledeki anlamını görün. Ayrıca temel hâlini, türünü, içinde geçtiği phrasal verb’ün ya da deyimin anlamını ve bütün cümlenin çevirisini.
- Baştan sona seslendirme. Kitabın tamamı seslendirilmiştir; her karakterin kendi sesi vardır ve metin dinlerken kelime kelime vurgulanır. Her kelimeyi tek başına da dinleyebilirsiniz.
- Cümle cümle. Zor bölümler için, her seferinde tek bir cümleyi sesi ve çevirisiyle gösteren bir mod.
- Kelime listesi. Hatırlamak istediklerinizi kaydedersiniz.
- İlk baskılar. Birçok baskı henüz yok. Bir kitabı belli bir seviyede isteyen ilk okur sizseniz, Lexo onu sizin için yazar: İlk bölüm birkaç dakikada hazır olur, gerisi siz okurken gelir ve tarihli bir “İlk baskı” işareti sizde kalır.
- Çevrimdışı, hesapsız. Kitaplar cihazınıza iner, satın almalar Apple kimliğinizle yapılır.
Lexo şu anda beta aşamasında ve yakında App Store’da olacak. Çıkışta haber almak isterseniz buradan kaydolun. Uygulamayı daha yakından tanımak için Türkçe ana sayfaya göz atın.
Sorular
İngilizce kitap okumak için hangi seviyede olmam gerekir?
Sandığınızdan daha düşük bir seviyede. A2'deyken, A2 için yazılmış bir uyarlamayı rahatça okuyabilirsiniz. Pratik kural şu: Kelimelerin neredeyse hepsini yardımsız anlamalısınız. Her satırda takılıyorsanız bir seviye aşağı inin.
İngilizce öğrenmek için okumak mı daha iyi, dinlemek mi?
İkisi de, mümkünse aynı anda. Okumak cümleyi anlamanız için zaman tanır; dinlemek o cümlenin gerçekte nasıl söylendiğini öğretir. Yazılışla telaffuzun bu kadar ayrıştığı bir dilde bu çok önemlidir. Lexo'da her kitap seslendirilmiştir ve metin, siz dinlerken kelime kelime vurgulanır.
Lexo'daki açıklamalar Türkçe mi?
Evet. Bir kelimeye dokunduğunuzda o cümledeki anlamını, sözlükteki temel hâlini, türünü, içinde geçtiği kalıbın ya da deyimin anlamını ve bütün cümlenin Türkçe çevirisini görürsünüz. Uygulamanın arayüzü de Türkçedir.
Uyarlamaları kim yazıyor?
Uyarlamalar, açıklamalar, çeviriler ve seslendirme, Avrupa Ortak Dil Çerçevesi'nin (CEFR) seviye tanımlarını esas alan yapay zekâ modelleriyle üretilir ve otomatik denetimlerden geçer. Hikâyeler ise telif süresi dolmuş özgün klasiklerin kendisidir.
Lexo'nun fiyatı ne kadar?
Çıkış için planlanan fiyatlar: Bir kitap (bir roman, bir dilde, bir seviyede) 4,99 ABD doları; sahip olduğunuz bir kitabın başka bir seviyesi 1,99 ABD doları. Lexo Plus aylık 4,99 ABD dolarıdır ve her ay iki kredi verir; kullanılmayan krediler sekize kadar birikir. Türkiye App Store'undaki fiyat farklı olabilir.
Lexo hangi cihazlarda çalışıyor?
iOS 18 veya sonrası yüklü iPhone ve iPad'lerde. Lexo şu anda beta aşamasında ve yakında App Store'da olacak. Çıkışta haber almak için kaydolabilirsiniz.